Trumpgil Duterte’nin tasfiyesi

author

KAMURAN KIZLAK

[email protected]

2021.10.09 04:00

Dünyanın bu tarafında hoş şeyler de oluyor: Yazılarıma “Trumpgillerin en dangalağı” olarak birkaç kere konu olan Filipinler Devlet Başkanı (Neo-Ferdinand Marcos veya Trumpgil) Rodrigo Duterte, sonraki seçimde aday olmayacağını ve politikayı bıraktığını açıkladı. Buralarda bunun gönül rızasıyla verilmiş bir karar olmadığını, ABD’nin Duterte’yi tasfiye ettiğini düşünenlerin sayısı az değil. Yine De seçime katılıp namzet olsa bile, kazanması mucize olurdu.

Marcos döneminde Filipinler, ABD’nin Sovyetler Birliği ve Pasifik’teki müttefiklerini (Vietnam, Laos gibi) kuşatma stratejisi için kritik bir üs durumundaydı. Derhal ise, ABD’nin Çin’i kuşatma politikası açısından bitmiş stratejik öneme sahip olmaya başladı. bu nedenle Amerikan yönetimi, Filipinler’de işbirliği yapabileceği güvenilir bir yönetime (Başkan) ihtiyaç duyuyor. Amerika’nın istediği o idare/Başkan, (Trump kopyası) Duterte gibi dengesiz ve belirsiz biri ya da yakın çevresinden birileri elbette değil.

MARCOS’UN OĞLU PİYASADA

Duterte’nin kararı hakkında “Başkanlık adaylığını açıklayan Ferdinand Marcos’un oğlu Ferdinand (Bongbong) Marcos Jr.’ı (yine bir Ferdinand) desteklemek için ya da onun lehine adaylıktan çekildiğini” söyleyenler de var. Bu görüşü dile getirenlerin “Peki, o vakit politikayı neden bırakıyor?” sorusuna cevap vermeleri gerekiyor. Oğul Marcos’un Başkanlık seçimine katılması üzerinde durmaya layık bir konu yok. Daha önce de annesi İmelda Marcos namzet olmuştu. Bu adaylık ısrarı yalnızca Marcos ailesinin arsızlığını gösterir, daha fazlasını yok. Marcos (ve ailesi) Filipinleri kendi mülkü gibi görüyordu. Devrilip ülkeden kovulmayı kendilerine ait bu mülkün zor kullanarak ellerinden alınması olarak algılıyorlar. bir de üstlerine yapışan “Ülkeden kovulan/kaçan diktatörün hırsız ve arsız ailesi” imajının hileli olduğunu, bundan rahatsız olduklarını ve düzeltmek istediklerini söylüyorlar. Her yaptıkları bu imajı düzeltmek bir tarafa daha da pekiştiriyor. İmelda Marcos’un kanunsuzluk suçları sebebiyle aldığı onlarca yıl hapis cezası ve yargılandığı onlarca dava ortadayken işleri kuvvet.

Diktatörlük günlerde Marcos, ABD için çok elverişli bir araçtı. Onun güçlenmesinin kendi işlerine yarayacağını düşünen Amerikan yönetimleri içeride yaptığı insan hakları ihlalleri ve yolsuzluklara vs göz yumdu hatta yönetimine takviye verdi. Ta ama raf ömrü dolana dek. O yıllarda, Amerikan dış politikasında eski Başkanlardan (1933-1945) Franklin Roosevelt’in Dominik diktatörü Rafael Trujillo için söylediği “Evet, o bir son of bitch ama bizim son of bitch’imiz” ilkesi geçerliydi (adaba mugayir İngilizce sözlerin Türkçesini google’a sorun lütfen). Ama ABD’nin faşist dikte eden kimse Marcos’a verdiği destek beğenilmeyen sonuçlar doğurdu: İçeride komünistleri güçlendirdi, Amerikan karşıtlığını ve muhalefeti büyüttü. Ülke, ilk kez ekonomi ve hukuk almak üzere her anlamda çöktü. Bu sonuçlar diktatörün raf ömrünü dolmasına yol açtı.

Roosevelt’in eseri olan yukarıdaki Amerikan dış politika ilkesinin ABD düşmanlığı ürettiğini ve hegemonyasının altını oyduğunu ilk fark edenin Bill Clinton olduğu söylenir. O Kadar bile olsa, bu gidişi düzeltmek için bir şeyler yaptığını anlatmak kuvvet. Son 20 yılda hissedilmeye başlanan hegemonyadaki gerilemenin Trump’la birlikte iyice su yüzüne çıktığı, fark edilir hale geldiği söyleniyor. Roosevelt’in Amerika’ya hediye ettiği o dış politika ilkesi bundan böyle ABD’nin aleyhine çalışıyor. Düzeltmek için mecburen bir şeyler gerçekleştirmek da Biden’a düştü.

DUTERTE GÖZDEN ÇIKARILDI

Duterte, Biden yönetiminin bu “ayar çalışması”nın hedefi oldu ve gözden çıkarıldı. Düşlediği siyasi kariyer/geleceği Biden yönetiminin “Trumpgilleri tasfiye operasyonu”na kurban gitti. ABD yönetimi için şimdi sırada diğer Trumpgiller var. Üçgenin Taban Olmayan Kenarı sürseler bile, ya tıpış tıpış gidecekler veya “bir şekilde” gönderilecekler (olasılıkla bir uluslararası mahkemenin önüne) ve ülkelerinde barınamayacaklar. Duterte, her ne dek Trumpgillerin en dangalağı (ve en edepsizi) olsa da, Marcos’u bile gözden çıkarabilen ABD’nin kendisine neler yapabileceğini, onun başına gelenlere benzer “işlerin” kendi başına da gelebileceğini kestirebilecek akla sahip biri.

Duterte döneminde ağır insan hakları ihlalleri yapıldı. Uyuşturucu satıcısı olduğu ileri sürülen binlerce insan polis tarafından sokak ortasında öldürüldü. Uyuşturucu sorunu natürel ancak bitmedi, sorun çözülmedi. Çünkü sorun zaten devletin, özellikle polis ve ordunun içinde. Saf dışı edilen “bağlantısız” uyuşturucu çetelerinin yerini daha “sistemli” çalışan “içeriyle” benzer çeteler aldı. Bu konuda “Dikte Eden Kimse Marcos’un yarattığı mafyöz devlet” başlıklı çeviriyi kamuraninnotdefteri.blogspot.com adresinden okumanızı öneriyorum. Duterte, polis ve orduya komünistleri sorgusuz sualsiz öldürülmelerini de söylemişti. Çok sayıda komünistin bu katliam çağrısının kurbanı gittiğini biliyoruz.

Yorum yapın

Rakı Fiyatları Geçici Mail yks pdf indir antrenmanlarla matematik 1 pdf serway fizik 1 pdf ales çıkmış sorular pdf ilahi sözleri 1984 pdf türkçe pdf numara sorgulama minecraft premium satın al instagram takipçi satın al ilahi sözleri youtube mp3 çevir apk indir film izle resim yükle Selçuk Sport Apk İndir instagram takipçi satın al tiktok takipçi satın al