Son dakika… Bakan Koca: Rümeysa Şen ile ilgili iddialar yanlıştır

Afiyet Bakanı Koca’nın açıklaması şu şekilde; 

Hepimizi derinden etkileyen bir durum yaşadık. Dr. Rümeysa Şen, mesleğine, tüm zorluklarına karşın ast, hayatının baharında bir arkadaşımızdı. Geçtiğimiz Cumartesi günü kendisini bir trafik kazasında kaybettik. Kaza dramatikti. Hepimizi sarstı.

Durum, Ankara Büyük Kasaba Hastanesi’nde tayin yapan bu gencecik hekimin nöbetini tamamlayıp, hastaneden ayrılmasından iki saat kadar daha sonra, evine dönerken meydana geldi.

Annesinin şöyle dediğini öğrendik: “Kahvaltıyı hazırlamıştım, onu bekliyorduk.” Bu acıyı bana en içten hissettiren, anne yüreğinden gelen bu laf oldu.
Rümeysa o kahvaltı sofrasına oturamadı.

Dr. Rümeysa’lar basit yetişmiyor.
Bir doktor binlerce insan arasından çıkıyor. Bir hekimin kaybı hepimiz için büyük kayıptır.

Böylesine dramatik bir olayın içimizde yol açtığı duyguları kelimeler açıklama edemez. Sevgili Rümeysa’ya Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesinin, ablasız bir hayatı hayal bile edemeyen kız kardeşinin, çalışma arkadaşlarının başı sağ olsun. Afiyet camiamızın başı sağ olsun.

Dramatik olaylarda birtakım yanlış bilgilerin, kasıt bile laf konusu olmadan, dürüst bilgilermiş gibi yayılması olağandır. Bir noktaya açık sözlülük getirmek, konuyu ele almak istiyorum.

Bazı kliniklerde asistan hekimlerin 36 saat çalıştığı durumlar olduğu maalesef gerçektir. Dr. Rümeysa arkadaşımızın kazadan önce 36 saat çalıştığı şeklindeki bilgi ise yanlıştır. Arkadaşımız günlük mesainin arkasında nöbet tutmuş, sabahtan hastaneden ayrılmıştır.

Olay özelinde dürüst bilgi budur. Fakat bu bilgi bizleri uzun egzersiz saatleri gerçeğinden uzakta tutmaz. Hemen maddeler halinde sıralamak istiyorum oysa, biz yok 36 saat, 24 saate varan bir alıştırma süresini de insani bulmuyoruz. Sağlık Durumu Bakanı olarak bu netlikte konuşmamın dayanağını açıklayacağım.

Uzun mesailer, yoğun nöbetler muavin hekimlerimizin muzdarip olduğu eski bir sorundur. Bakanlığımızın tatbik ile ilgili yönetmeliği ise tartışmaya yer bırakmayacak değin açık. Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin 11. Maddesinde şu kural vardır: “Uzmanlık öğrencilerinin nöbet uygulaması üç günde ansızın daha sık olmayacak şekilde düzenlenir.”

Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinin 41. Maddesinde “Gece nöbeti tutanlara ertesi gün atama verilmez.” denmektedir. Bu madde ve devamında, başhekimler dinlenme süreleri konusunda ayrıca hassas olmaya özendirme edilmektedir.

Biyoloji Ile Ilgili kapasitemizi zorlayacak çalışma süreleri kabul edilemez. Kaldı oysa, hekimlik ancak dingin bir hafıza ve ruh haliyle icra edilebilecek bir meslektir. Arada minimum iki gün olmadan tutulan nöbet, dinç bir uygulama olamaz. Fakat yönetmeliklere uymayan, farklı alanlara yönlendirilmiş faktörlere dayalı uygulamalara gidilmektedir. Bunlara da değineceğim.

36 saatin, 24 saatin ne aramak olduğunu yardımcı olduğum yıllardan ben de biliyorum. Benim hocalarım da benzer şekilde asistanlık yıllarında 24 saat, 36 saat ter dökmüşlerdi. Zamanla bu uygulamalara meslek disiplinin, hatta hekimlik özverisinin bir nesil eğitimi gözüyle de bakılır olmuş. İhtiyaçlar, mecburiyetlere yol açmış…

2021 yılındayız. Değişmesi gereken, yapılması gereken çok şey var.
Öncelikle adil uygulamanın takipçisi olacağız.

Sevindirici bir gelişmeyi yeri gelmişken paylaşmalıyım: Birçok Tıp Fakültesi, nöbetlerin yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi için harekete geçti. Tıp Fakültelerinden bir kısmının kendiliğinden aldığı bu karar inanıyorum ama yaygınlık kazanacak. Haftada ve ayda en çok kaç nöbet tutulacağı konusunda karar verici konumda olan başhekimler, hocalarımız, kıdemli uzmanlar benzer hassasiyeti gösterecekler.

Mesleğimizde hocalarımıza ve kıdemlilerimize saygı ahlak bir şarttır. Çünkü “tıp kitabı” okuyarak hekim olunmaz. Hekimlik, usta hekimlerin gözetiminde öğrenilir. Bu şart, doğal olarak bir bağlı üst ilişkisi oluşturur. Bu ilişkinin arkadaş canlısı bir ebat kazanabildiğini tecrübelerimizle biliyoruz. Alıştırma ortamının stresini eksilmek, alıştırma sürelerinde ise gençlerin enerjisini birazcık da geleceğe saklamak bu arkadaş canlısı ilişkiye alt.

Nöbetler konusunda karar vericileri zorlayan realiteler, mecburiyetler olduğunu kabul ediyorum. Vereceğim bilgiler de bunu kanıtlıyor:

Türkiye’de toplam hekim sayısı 185.840, toplam hemşire sayısı 232.548’dir. Hekimlerin 101.198’i Sağlık Durumu Bakanlığına ast kurumlarda görevlidir. Toplam doktor sayısını ülke nüfusuna oranladığınızda bir hekime 457 kişi düşmektedir. 457 sayısı on sene değin önce 575’ti. Gelişme ne olursa olsun, bugün bir hekime 457 kişi düşüyor olması çok ağır bir meslek yükü demektir.

Bakanlığım döneminde, uzman doktor ihtiyacını karşılamak amacıyla kayda değer bir adım atılmış, uzmanlık eğitimine başlayan doktor sayısı 7.000’den 11.000’e çıkarılmıştır. Sayıyı artmak için kaliteli eğitim kliniklerinin sayısını artırma çabası içindeyiz.

Hekim başına düşen birey sayısını akla yatkın düzeylere indirmemiz, egzersiz sürelerini azaltmamız mesleğine girecek gençlerin önünü açmamıza da bağlıdır. Aile Hekimliği sisteminin güçlendirilmesi iyileştirme çabalarının bir parçasıdır.

Zor, ilk önce hekimler olmak üzere, sağlık durumu çalışanlarının hayati sorunlarından biridir. Maddi ya da sözlü atak dıştan kalan kimi faktörlerin şiddetin soyut bileşenleri aralarında yer aldığını ise son derece iyi biliyorum.

Kabul edilemez bir takım olaylara rağmen, halkımızın hekimlerine, tüm sağlık durumu çalışanlarına öteden beri duyageldiği saygıyı duyduğuna inanıyorum, arkadaşlarımın da bundan kuşkusu olmamalıdır. Afiyet çalışanlarına, insani olmaktan tamamen uzakta davranışları gösterenler, öteki ortamlarda da benzer yanlışların içinde olan kişilerdir. Bu kişilere karşısında, yasanın gücüyle birlikte toplumun desteğine de ihtiyacımız var. Sağlık çalışanına zorlama uygulayanı dışlamak, toplumun bir erdemi olacaktır.

Salgın şartlarından uzaklaştıkça, fazla yönlü iyileştirme için sağlam adımlar atacağız. Sıhhat hizmetinden yararlanmanın ahlakını, usulünü, kuralını toplumca konuşacağız.
Bu toplum bu ahlakı kendisi üretmiş, yüceltmiştir.

Afiyet çalışanları ivedi sorunlar yanına idareli sorunları her ne kadar geri plana atmışsa da bu sorunlarla yakından ilgileniyorum. Hekimlerin özlük haklarını iyileştirme çalışmamızın kısa süre dahilinde sonuçlanması için çaba ediyorum. Ek ödemenin çalışanlarımız arasında hakkaniyetli bir şekilde dağılımını da sağlayacağız. Sabit ek ödemenin maaşa eklenmesini tedarik edeceğiz.

Devir bekleyen arkadaşlarımız var. Mesleğe adım atmak için dayanıklılık göstermenin zorluğunu anlıyorum. Beklentilerini ısrarla gündeme getirmelerini azimlerinin işareti kabul ediyorum. Milletimizin, devletimizin kendilerine ihtiyacı var. Atamaların mülakat olmadan puana tarafından yapılmasını sağlayacağız. Lakin unutulmamalı, devlet, kararlarını bütün hazırlıklarını tamamlayarak sonuçlandırır. Arkadaşlarımız, atamaların, şartların hazır olduğu en erken tarihte yapılacağından belirli olsunlar.

Derhal izninizle, Bilim Kurulu toplantısında ele alınan konularda varılan sonuçları maddeler halinde paylaşmak istiyorum:

1-İkinci doz aşı ile üçüncü doz aşı arasındaki sürenin uzatılması antikor düzeyini düşürmekte, aşının koruyuculuğunu azaltmaktadır. Bilim Kurulu, zamanı gelen üçüncü doz aşıların aksatılmadan yapılmasını ısrarla önermektedir. Geçen Günkü verilere göre, 2.807.716 kişi, yaptırması gereken üçüncü doz aşısını hemen şimdi yaptırmamıştı.

2- 2019 yılına tarafından 2020 yılında hayatını kaybeden gebe sayısında yaklaşık yüzde 52’lik bir büyüme var. Bu sene da seyir geçen yıla aynı sürüyor. Geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha fazla anne adayını Covid-19 nedeniyle kaybettik. Daha önce yaptığımız çağrıya rağmen maalesef halen gebelerde aşılanma oranı oldukça düşük. Kayıplarımızın peşinde en bariz sorun gebelerin aşılanma oranının düşük olması. Covid-19 nedeniyle kaybettiğimiz gebelerin yüzde 99’u aşısızdır. Bilim Kurulumuz bir kez daha anne adaylarımızı aşı olmaya ve aşılarını tamamlamaya davet ediyor.

3- Aşının etkisini salgının seyrinde dobra dobra görebiliyoruz. Dikkat edecek olursanız haftalardır yüksek yeni olgu sayıları görüyoruz. Ama önceki dönemlere kıyasla manâlı bir fark var. Yeni olgu sayıları süratli tırmanışlar şeklinde zirveler görmüyor. Jurnal vaka sayılarımızı gösteren grafikler adeta tepesi indirimli bir dağ gibi yatayda seyrediyor. Ola Ki kayda değer düşüşler demin görmedik ancak dramatik ve ani yükselişler de görmüyoruz. İşte bunu karşılayan aşıdır.

4- Aşı doğru jurnal olgu sayılarının denetim edilemez şekilde artışı engellendi. Çok yakında jurnal olgu sayılarının düştüğünü de göreceğimizi değerlendirdik. Bunu başarmanın yolu ise vakti gelen hatırlatma dozlarının yapılması ve topluca yüksek oranda aşılı olmaktır.

5- Yerli aşımız Turkovac’ın süratli üretime geçmesi için gönüllülere ihtiyacı var. Hatırlatma dozunun zamanı gelen 18-59 yaş arası sağlıklı vatandaşlarımızı kendi aşımız, kendi gücümüz için gönüllü olmaya davet ediyorum.

Yorum yapın

Viski Fiyatları Geçici Mail yks pdf indir antrenmanlarla matematik 1 pdf serway fizik 1 pdf ales çıkmış sorular pdf ilahi sözleri 1984 pdf türkçe pdf minecraft premium satın al ilahi sözleri Selçuk Sport Apk İndir