CHP’li Sındır: AKP iktidarında çiftçinin borcu 83 kat, vatandaşın borcu 139 kat arttı

CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, “Sayın Cumhurbaşkanı ‘Asgari ücret 16 kat arttı’ diyordu ya çiftlik sahibi borcu da 83 kat artmış. Vatandaşın borcu 2002’de 6,9 milyar lira iken 2021’de, 24 Eylül itibarıyla 954 milyar liraya ulaşmış. Yani 139 kat artmış” dedi.

CHP'li Sındır: AKP iktidarında çiftçinin borcu 83 kat, vatandaşın borcu 139 kat arttı

Cumhuriyet Irk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, Ödenti Usul Kanunu’nda yapılacak değişikliklerin esnaf, çiftlik sahibi ve yurttaşın sorunlarına çözüm getirmekten uzaktan olduğunu söyleyerek, “Sayın Cumhurbaşkanı ‘Asgari aidat 16 kat arttı’ diyordu ya çiftlik sahibi borcu da 83 kat artmış. Vatandaşın borcu 2002’de 6,9 milyar lira iken 2021’de, 24 Eylül itibarıyla 954 milyar liraya ulaşmış. Yani 139 kat artmış” dedi.

Ücret Yöntem Kanunu ile Bir Takım Kanunlarda Değişim Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda geçen çarşamba günü kabul edildi.

Kamil Okyay Sındır, komisyondaki görüşmeler sırasında yaptığı konuşmada, iktidarın değişikliği bir vergi reformu gibi göstermeye çalıştığını kaydetti. Sındır, “Bu düzenleme yüksek kur, ağır vergiler, zamlar, artan girdi fiyatları ve yüksek enflasyon aşağıda ezilen esnafın, çiftçinin, vatandaşın sorunlarına çözüm üretmekten çok uzak. Bu ülke ekonomisine katkı maddesi sağlamayacak ve ücret adaleti getirmeyecek” ifadelerini kullandı.

‘GETİRİLEN DÜZENLEMENİN KÜÇÜK ESNAFI RAHATLATMAZ’

Getirilen düzenlemenin küçük esnafı rahatlatmayacağını iddia eden Sındır, şunları söyledi:

“Uzun zamandır ilk kez Kazanç İdaresi Başkanlığı göre bir data notu ve tesir analizi sunuldu. Madde 1, 5, 6 ve 7’yle ilgili düzenlemelerin tesir analizine baktığınızda, 835 bin 488 mükellefi ilgilendirdiği belirtiliyor. Bu mükellefler, basit usulle vergilendirilen minik esnaf; berber, kuaför, tesisatçı, tuhafiyeci, marangoz, kaportacı, lastikçi, tornacı, dere ocağı işleticisi, terzi, tamirci, taksici, dolmuşçu ve benzeri. Ticari kazançlarının kazanç vergisinden istisna edilmesi ve bu mükelleflerin yıllık kazanç vergisi şartname verme yükümlülüklerinin kaldırılması öngörülüyor. Fakat tesir analizinde, hepsi 235 milyon liralık bir ödenti kaybı etkisinden bahsediliyor. Dolayısıyla minik esnaf başına bunu bölerseniz, ortalaması 281 liraya tekabül ediyor. Diğer bir deyişle ufak esnafa takvim 281 liralık bir rahatlama getiriliyor. Minik esnafın, getirilen bu düzenlemeyle rahatlamayacağı, içinde bulunduğu idareli sıkıntılardan ve yok oluş sürecinden kurtaramayacağı maalesef besbelli.”

Sındır, çiftçilerle ilgili yapılan düzenlemeleri de eleştirerek şöyle devam etti:

“Çiftçilere yapılan destekleme ödemelerinin gelir vergisinden istisna edilmesiyle 600 milyon lira aidat kaybı oluşacağı söyleniyor. 3 milyon mükelleften, yani çiftçiden bahsediliyor. Onu da böldüğümüzde çiftçi başına ortalama 200 liralık bir istisna laf konusu. Kısaca çiftçi başına yıllık 200 liralık bir fayda, dolayısıyla aidat kaybı söz konusu. Destekleme ödemelerinden ücret alınmaması, tabii ancak uzun zamandır ısrarla dile getirdiğimiz olması gereken bir düzenleme. Lakin Ziraat Bankası üzerinden ödenmesi gereken tarımsal destekleme ödemesi çiftçiye daha ödenmeden, çiftçinin elektrik ya da su borcu varsa bunlara mahsuben, üretimde kullanılamadan kesiliyor, gasp ediliyor. Bununla ilgili kanun düzenlemelerini de bütün itirazlarımıza rağmen, yeniden sizin iktidarınız getirdi. Vergide iyi, doğru bir şey yapıyorsunuz; evet, bu konuyu istisna olarak getiriyorsunuz fakat değişik taraftan çiftçinin daha eline geçmeden ‘elektrik ya da su borcunu mahsup ediyorum’ deyip kesip alıyorsunuz. Peki destekleme ödemesi daha eline geçmeden yapılan bu kesinti, çiftçinin borçlarına, çiftçiye bir rahat getirecek mi? Bu ne diyet, bu ne lahana turşusu. Tarımsal desteklemelerden vergiyi kesmekle iş bitiyor mu? Yetiyor mu? Örneğin çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV’yi niye kaldırmıyoruz? Yatlara satılan mazottan ÖTV alınmıyor fakat çiftçinin üretimde kullandığı mazottan ÖTV vergisi alınıyor. Bu öyle önemli bir rakam oysa ‘tarımsal destekleme’ adı aşağıda bir yıl içerisinde bahşedilen toplam desteğin adeta tamamı değin mazottan ÖTV vergisi alınıyor.

‘ÜRETİCİLERE 211 MİLYAR LİRA EKSİK ÖDEME YAPILDI’

Türkiye’nin dört bir yanında yanlış tarım politikaları sebebiyle çiftçilerin traktörüne, tarlasına haciz konulduğunu anımsatan Sındır, şöyle konuştu:

“Çıkardığınız tarım kanunu, bizim de destek verdiğimiz bir temel kanundu. Bu kanunun 21’inci maddesi, üreticilere desteğin gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 1’inden eksik olamayacağını söyler. 2020’de bırakın bu yüzde 1’ini, yüzde 0,39’u oysa bütçeye konuldu ancak daha halen manâlı bir kısmı da ödenmedi. Son 14 yılda kanun gereği çiftçiye yapılması gereken destekleme ödemesi toplam 376 milyar lira olması gerekirken bugüne dek ödenen toplam 165 milyar lira, yani 211 milyar lira yetkisiz ödeme üretilmiş. Çiftçimiz, devletinden alacaklı durumda. Niçin ödenmiyor? Bir yana çiftlik sahibi başına takriben 100 bin lira borçlusun, bu düzenleme ile çiftçi başına hepsi topu 200 liralık bir istisnadan bahsediyorsun. Diğer yana, mesela 2021 yılında mazot ve gübre desteği 229 milyon lira azaltıldı, hayvancılık destekleri 558 milyon lira düşürüldü, talep açığımızın olduğu ürünlere olan destekler 252 milyar lira geriledi. Bugün burada 600 milyon liralık bir ücret kaybından bahsediyoruz. Düzenlemenin çiftçiye rahat bir nefes aldıracak bir düzenleme olmadığı açık açık ortada.”

Üreticilerin artan bir borç yükü aşağıda üretimden koparıldığını söyleyen CHP’li Kamil Okyay Sındır, şunları kaydetti:

“2002 yılında çiftçilerimizin borcu 2,4 milyar liraydı. Bugün çiftçilerimizin borcu, 2021 yılı temmuz ayında, millet bankalarına 111,7 milyar, özel bankalara 37 milyar, Tarım Kredi Kooperatifleri’ne de 11 milyar lira almak üzere 160 milyar liraya ulaştı. Yani 2002’ye kadar çiftlik sahibi borcu, devlete ait rakamlara göre 67 kat arttı. Tabii bayilere olan borç bunun içinde değil, akaryakıt istasyonlarına yaptığı veresiye ödemelerle ilgili borçlar bunun içerisinde yok, tefeciye elini kolunu kaptırmış, bunun içerisinde değil. Toplamda borcun 200 milyar lira olduğunu varsayarsak 2002’ye tarafından çiftçinin borcu tam 83 kat artmış durumda. Sayın Cumhurbaşkanı ‘Asgari ödenti 16 kat arttı’ diyordu ya, işte çiftçi borcu da 83 kat artmış. Öbür taraftan bakıyorsunuz, bu çiftlik sahibi borçları dışarıya yeniden iktidarınızda vatandaşın borcu 2002’de 6,9 milyar lira iken 2021’de, 24 Eylül itibarıyla 954 milyar liraya ulaşmış, yani 139 kat artmış. Hani minimum ödenti 16 kat artmıştı ya vatandaşın borcu ise 139 kat artmış. Eğer çiftçilerimizi ve esnafımızı rahatlatmak istiyorsanız bankalara olan borçlarının faizlerini silelim ve borç anaparasını uzun vadeye yayalım ve borç sıkıntısından kurtaralım ve hiç olmazsa çiftçimiz, esnafımız önünü görsün.”

‘BU DÜZENLEME VERGİ ADALETİ GETİRMEZ’

Getirilen düzenlemenin ne çiftçiye ne esnafa ne de vatandaşa gizli bir nefes aldırmayacağını vurgulayan Sındır, sözlerini şöyle tamamladı:

“Tarımsal üretimle ilgili 83 milyar dolar ihracata karşılık 114 milyar dolar ithalat yapmışız. Tarım ürünlerinde 31 milyar dolar net dış ticaret açığımız oluşmuş ama nebati ürünlerde 5,6 kat, hayvancılıkta 17 kat artmış ithalatımız. Bu düzenleme yönetilemeyen pandemi, yüksek kur, ağır vergiler, zamlar, büyüyen girdiler ve yüksek enflasyon aşağı ezilen esnafımız da çiftçimiz de vatandaşlarımız da ekonomisini doğrultamaz. Bu düzenleme ülke ekonomisine de üretime de yatırıma da doğrudan yatırıma da istihdam yaratan yatırıma da katkı sağlamaz, ödenti adaleti getirmez.”

ANKA

Yorum yapın

Rakı Fiyatları Geçici Mail yks pdf indir antrenmanlarla matematik 1 pdf serway fizik 1 pdf ales çıkmış sorular pdf ilahi sözleri 1984 pdf türkçe pdf numara sorgulama minecraft premium satın al instagram takipçi satın al ilahi sözleri youtube mp3 çevir apk indir film izle resim yükle Selçuk Sport Apk İndir instagram takipçi satın al tiktok takipçi satın al