Che hep yaşayacak

“Bundan 54 sene önce, 9 Ekim 1967’de, Bolivya’da öldürülen Che, yaşamı her tarafında, devrimcinin görevinin köklü değişiklik yapmak olduğunu savundu. Fidel, Köklü Değişiklik Meydanı’ndaki bir milyon Kübalı’ya, Che’nin ölümünü şöyle duyuracaktı: Che’nin uğrunda yaşamını verdiği idealler hiçbir süre ölmeyecek.”

Che hep yaşayacak

Cüneyt GÖKSU

1928 – 1967 yılları aralarında yaşamış, Arjantin doğumlu, Ernesto “Che” Guevara Lynch, Küba devriminin üç komutanından biridir. Bu derleme, onun, 1965’de Fidel’e yazdığı veda mektubunun gerisinde ortadan kayboluşundan, 9 Ekim 1967’de Bolivya’da öldürülüşüne kadar geçen zamanda, öbür kişiler ve devletler tarafından hazırlanan belgeleri inceleyerek, neler yaşandığını, ABD’nin ortadan uyandırmak için onu 2 yıl her tarafında nasıl an be an izlediğini, neleri planladığını, bu yapılanların günümüzde yaşananlarla ne değin benzerlik gösterdigini açıklamak namına yapıldı.

Che, 1961 – 1965 aralarında, Küba Büyükelçisi olarak tüm dünyayı dolaştı. Sovyet Komünizmi’nin işleyişi konusunda uğradığı hayal kırıklığını, 1965 Şubat’ında yaptığı bir konuşmada dile getirdi. Küba’ya yaptığı baskıyla Sovyetler Birliği Latin Amerika’daki devrimci hareketi desteklemek yerine, Küba’dan sosyalist bloktaki “iş gücü görevini” yerine getirmesini istiyordu. Che, Afrika, Asya ve Güney Amerika’da gerilla tarzı devrimci hareketin gerekliliğini savunuyordu.

3 Ekim 1965: Fidel bir konuşmasında, Che’nin Nisan ayında yazdığı veda mektubunu açıkladı. Bu mektupta Che, “Küba Hükümeti’ndeki tüm haklarından vazgeçtiğini, Küba devrimi namına tüm görevlerini yerine getirdiğini” söyleyerek, tabanca arkadaşlarına ve kendi halkı olarak gördüğü Kübalılara “elveda” diyerek Küba’yı terketti.

18 Ekim 1965: CIA Analisti Brian Latell kadar hazırlanan bir rapora göre, Che’nin Küba’yı terkedişi şu gerekçelere bağlanmıştı. “1964’den itibaren Che’nin Küba Hükümeti içindeki gücü zayıflamaya başladı. 1963’te, Che’nin planı olan, devrimin ilk 5 yılındaki sanayileşme ve merkezileşme politikaları, Fidel’in iktidarda olduğu dönem içinde ekonomiyi kötü duruma getirdi. Che, ekonomide Sovyet modeli yerine, Çin modelini esas alıyordu. Bir diğer problemse, Che, dış politikada ‘devrimci duruşundan hiç imtiyaz vermeden’, Küba Devrimi’ni Latin Amerika ve Afrika’ya ihraç etmeyi hedefliyor, diğer Küba liderleriyse bütün dikkatlerini Küba Devrimi’nin gelişmesine ve iç problemlere saptamak istiyordu. 1964’te çıktığı üç aylık dünya turundan döndüğünde, uyguladığı politikaların çalışmadığını fark etti ve köklü değişiklik mücadelesini dünyanın diğer bölgelerinde belirlemek üzere Küba’yı terketti.”

1966: Che, Eylül – Kasım arasındaki bir tarihte, Uruguay pasaportuyla, ülkedeki komünist gerilla hareketine liderlik etmek üzere, Bolivya’ya ulaştı. Bolivya’yı seçmişti çünkü; diğer Latin Amerika ülkelerine tarafından Bolivya, ABD çıkarları için “daha az tehlikeliydi”; Bolivya’daki sosyal durum ve kazanç dağılımı dengesi, devrimci ideolojinin gelişmesine uygundu; son olarak da Bolivya, 5 ülke ile sınırdaştı, eğer gerilla hareketi başarılı olursa devrimin tüm Latin Amerika’ya yayılması fazla kolay olacaktı.

Bahar 1967: Mart – Ağustos arasında, Che ve gerilla birliği, 6 ay her tarafında Bolivya ordusuyla çatıştı.

28 Nisan 1967: Bolivya Silahlı Kuvvetler Komutanı General Ovando ve Bolivya’daki ABD birliği aralarında, CIA tarafından organize edilerek imzalanan işbirliği anlaşmasıyla, iki taraflı bir askeri birlik kuruldu. Birliğe Panama’daki ABD Özel Kuvvetlerinden 16 asker dahil edildi. daha sonra bu birlik, ABD ekipmanı ve CIA ajanlarının desteğiyle Che’nin tuzağa düşürülüp yakalanması için çalışacaktı.

11 Mayıs 1967: ABD Başkanı Lyndon B. Johnson’a sunulan bir raporda, Che’nin “hayatta” olduğu ve Güney Amerika’da “operasyonel” durumda olduğu rapor edildi. Çünkü, Küba’dan ayrıldığından beri haber alınamayan Che’nin “öldüğü” sanılıyordu.

Haziran 1967: CIA ajanı Felix Rodriguez aldığı bir telefonda, Güney Amerika’da özel bir göreve çağrıldığını, kontr-gerilla tecrübesinin kullanılacağını, Bolivya’da operasyonda yer alan Che ve arkadaşlarının izinin sürülmesi ve yakalanması konusunda görevlendirildiğini öğrendi.

che-hep-yasayacak-930231-1.

26-30 Haziran 1967: Sovyet Dışişleri Bakanı Aleksei Kosygin Küba’yı ziyaret etti. CIA kayıtlarına göre bu ziyaretin iki sebebi vardı: Birincisi, Orta Doğu’daki Arap-İsrail krizi konusunda Fidel’i bilgilendirmek; ikincisiyse, Latin Amerika’daki Küba devrimci faaliyetlerini Fidel’le tartışmaktı. CIA kayıtlarına kadar Kosygin, “Che’nin Bolivya’daki gerilla faaliyetlerinin komünizme zarar verdiğini, ‘sosyalist’ olduklarını söyleseler bile hükümet karşıtı güçlere, takviye vermenin, Latin Amerika’daki Sovyet destekli komünist partilerin çalışmalarını zorlaştırdığını” söylüyordu. Buna karşılık Fidel, “Küba’nın, Latin Amerika’daki her ülkeye, bağımsızlıklarını kazanmaları için her türlü desteği vereceklerini, Sovyetler Birliği’nin kendi başlattığı köklü değişiklik geleneğine sırtını döndüğünü” söyleyerek cevap veriyordu.

Ağustos 1967: Rodriguez, Bolivya’nın La Paz şehrine ulaşarak, CIA’in oluşturduğu askeri birlikle ve aleyhinde-devrimci Gustavo Villoldo’yla tanıştı. 31 Ağustos’da, ABD destekli Bolivya ordusu gerillalara karşı ilk zaferini kazandı. Che’nin adamlarının üçte biri öldürüldü. Paco olarak tanıdık Jose Castillo Chavez, canlı ele geçirildi.

Eylül 1967: Rodriguez, Albay Saucedo’la beraber Vallegrande’ye giderek Paco’nun sorgusuna katıldı. Bolivya hükümeti uçaklardan attığı broşürlerle, Che’nin başına 4200 USD ödül koyduğunu duyuruyordu. Bolivya’nın güneydoğusundaki ormanlarda, gerillalara yardım veren on beş şahsiyet bir grup yakalandı. İçişleri Bakanı yaptığı bir konuşmada, ele geçen belgeleri, parmak izlerini ve fotoğrafları göstererek “Che Guevara’nın ülkede olduğunu, Küba, Peru, Arjantin ve Bolivya’lılardan oluşan bir gerilla hareketi içinde bulunduğunu” anlattı.

26-27 Eylül 1967: Che ve adamları La Higuera’ya geldiler, fakat köy boşaltılmıştı; tuzağa düştüler. Çıkan çatışmada, Che’nin ekip liderlerinden Bolivya’lı Roberto ve Küba’lı Antonio öldürüldü; kalanlar Rio Grande’ye doğru geri çekildiler. Casus Rodrigez, Albay Zenteno’dan, ABD kadar eğitilen özel birliğin çatışmaya girmesini istedi; çünkü öldürülen Antonio, ona, Che’nin yakınlarda olduğunu düşündürmüştü. La Higuera çatışmasından sonradan yapılan taramada, “Gamba” adlı bir gerilla daha yakalandı. Gamba, yapılan sorgulamada gruptan öbür düştüğünü ve “Che”ye yetişmeye çalışırken yakalandığını itiraf etti.

29 Eylül 1967: Albay Zenteno, 650 kişilik, ABD Özel Kuvvetler komutanı Albay Shelton tarafından eğitilmiş birliği çatışmaya, Vallegrande’ye gönderdi. Che ve arkadaşları, Valle Serrano’nun ormanlık alanında kuşatma altına alındı.

8 Ekim 1967: Che’nin son çatışması, Quebrada del Yuro bölgesinde oldu. Gerillalar saklandıkları kulübede, özel birlik tarafından kuşatmaya alındı. İlk açılan ateşte, Che bacaklarından vuruldu ve yürüyemeyecek duruma geldi. Gruba liderlik eden Bolivya’lı madenci Sarabia tarafından alev hattından uzaklaştırıldı; lakin özel birliğin ateşi aşağıda, kolundan da vurulan Che, silah kullanamayacak duruma geldi ve çevresi sarılarak esir alındı.

Özel birliğin komutanı Yüzbaşı Prado, Albay Zenteno’ya özel bir mesaj geçti: “Hello Saturno, we have Papa!” Zenteno, yakalanan Che, Sarabia ve 5 gerillanın 7 km ötedeki La Higuera’ya transferini istedi. Yürüyemeyecek durumda olan Che bir battaniye üzerinde, 4 asker göre taşınarak bir okulun sınıfına kapatıldı.

9 Ekim 1967: Walt Rostow, ABD Başkanı’na, Che’nin “bir süredir kendilerinin eğittiği Bolivya birliği” kadar yakalandığını raporladı.

Sabahleyin 6:15: Casus Rodrigez ve Albay Zenteno helikopterle La Higuera’ya geldi. Rodrigez’in birincil işi Che’yi görmek ve laflamak oldu, onun, günlüğünün ve diğer belgelerin fotoğraflarını çekti. Hemen ardındaki Peru veya Brezilya’daki CIA istasyonuna mesaj çekerek şart hakkında data verdi.

Sabahleyin 10:00: Bolivya’lı yetkililer, Che’ye ne yapacaklarına bir türlü karar veremiyorlardı. Onun tutuklanarak yargılanması, bütün dünyanın dikkatini ona ve Küba’ya yoğunlaştıracaktı; Bolivya Devlet Başkanı General Rene Barrientos Che’nin hemen oracıkta idam edilmesine, fakat resmi olarak, savaşta aldığı yaralar yüzünden öldüğünün duyurulmasına karar verdi. Rodriguez, Vallegrande’deki karargahtan Che’nin ve arkadaşlarının idam edilmesiyle ilgili emri aldı ve Albay Zenteno’ya iletti. Ama bu kararın ABD hükümeti göre onaylanmadığını; Che’nin hayatta kalması için her şeyin yapılacağını söyledi; ABD ve CIA, Che’yi Panama’daki ABD üssüne götürmek üzere bir helikopter hazırlamıştı.

Rodriguez, Bolivya’lıların ikna olmayacağını fark edince hemen Che’nin yanında gitti ve durumu ona anlattı, Che, karısı ve Fidel’e iletmesi için ona son mesajlarını verdi ve Rodriguez odayı terketti.

Saat 13:30: La Higuera’da Bolivya’lı askerler arasında idamı yerine getirmek için kura çekildi ve Çavuş Jaime Teran seçildi. Teran odadan içeri girdiğinde, Che, elleri arkadan yan, sırtı duvara dayalı oturuyordu, çavuşa baktı ve ayağa kalkana dek beklemesini söyleyerek doğruldu. Che’nin hareketlendiğini gören çavuş korkarak dışarı çıktı, lakin Albay’dan aldığı emirle, titreyerek odaya geri döndü; o sırada Che’nin ağzından son sözleri duyuldu; “Beni öldüreceğini biliyorum, Ateş et! Sadece bir insanı öldüreceksin!”

Öğleden daha sonra, Ajan Rodriguez ve Bolivya’lı komutanlar La Higuera’yı terkederek, Vallegrande’ye geri döndüler. Che ve arkadaşlarının cesetleri de buraya getirildi; cesetler “bozulmasın” diye ilaçlandı.

10 Ekim 1967: Vallegrande’deki “Knights of Malta” hastanesinde, iki hekim, Che’nin vefat sertifikasını imzaladılar. Sertifikada, “Ernesto Guevara Lynch, takriben kırk yaşlarında, vefat sebebi göğsüne aldığı kurşun yaraları, 9 Ekim 1967, saat 17:30” yazıyordu. General Ovando, Che’nin, 9 Ekim 1967 saat 13:30’da öldüğünü ve Vallegrande’ye gömüldüğünü dünyaya duyurdu. Bu izah etme, Albay Zenteno’nun senaryosuyla çelişkiliydi. Albay, Che birincil yakalandığında yapmayı düşünüdüğü açıklamadan vazgeçti. Che’den geriye doğru kalanlar, Vallegrande’ye gömüldü; başına konan ödül, öldürüldüğü köye verildi.

11 Ekim 1967: Walt Rostow, ABD başkanına sunduğu raporda, “Che Guevara’nın canlı yakalandığını, lakin bütün itirazlara rağmen, General Ovando’nun emriyle idam edildiğini” anlattı. Ayrıca raporda, “Che’nin öldürülmesinin, devrimin, Latin Amerika’da gerilla hareketi olarak yayılmasına darbe vurduğunu, ABD çıkarlarına uymayan hareketlerin, hangi ülkede olursa olsun, “önleyici darbe”yle ortadan kaldırılması politikasının çalıştığının göstergesi olduğunu, Che’yi yakalayan birliğin ABD Özel kuvvetleri tarafından 4 ay boyunca eğitilmesinin de bunun en hoş kanıtı olduğunu” belirtti.

12 Ekim 1967: Che’nin erkek kardeşi Roberto, Bolivya’ya gelerek, Che’yi Arjantin’e geri götürmek istedi, fakat General Ovando, cesedin yakıldığını söyledi.

14 Ekim 1967: Bolivya Hükümeti’nin isteğiyle Arjantin polis teşkilatından gelen görevlilere, Che’nin parmak izi kontrolü yaptırıldı. Bileklerden kesilerek metal bir kabın içindeki sıvıda saklanan elleri, görevliler tarafından incelendi ve parmak izleri onaylandı!

18 Ekim 1967: Fidel, Havana Devrim Meydanı’nda toplanan bir milyon Kübalı’ya, Che’nin ölümünü duyurdu. Che’nin yaşam boyu sürdürdüğü anti-emperyalist uğraş ve ideallerinin, gelecek kuşak devrimciler için, yol gösterici olduğunu ve misal alınacağını söyledi. Che’yi öldürenlerin hayal kırıklığına uğrayacaklarını çünkü Che’nin, uğrunda yaşamını verdiği ideallerinin hiçbir süre ölmeyeceğini, bu fikirlerin yaşatılıp, paylaşılacağını vurguladı.

19 Ekim 1967: ABD Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı bir rapora tarafından, Che’nin ölümünden sonra, bazı Latin Amerikan sol partileri, ihtilal için gereken şartları oysa ve ancak yerel partilerin bilebileceğini ve belirleyeceğini, dışarıdan dayatmalarla devrimin olamayacağını dile getirmişlerdi. Yine bu rapora kadar, Che’nin ölümü “dostça komünist” partilerin ellerini güçlendirmiş ve Fidel’e de “Biz sana söylemiştik.” eleştirilerini getirmişti.

3 Haziran 1975: La Higuera’da, Che’nin idam edilişi esnasında orada bulunan tek CIA yetkilisi Felix Rodriguez, bütün da ABD Kongresi’nin CIA hakkında tanıdık olmayan liderlere düzenlenen suikastleri çözümlemek için başlattığı soruşturmanın birincil günlerinde, CIA’deki görevinden pat diye ayrıldı. Gazeteci David Corn tarafından ele geçirilen bir belgeye kadar, CIA’in “Che’nin canlı yakalanması” konusundaki tüm uyarılarına karşın, Felix, Bolivya Genelkurmayı’nın idam emrini La Higuera’daki askerlere iletmiş, Che’nin “yüzüne” alev edilmemesini isteyerek, ölümün çatışma sırasında olmuş gibi gösterilmesini sağlamaya çalışmıştı.

1 Temmuz 1995: Tahlilci Jon Lee Anderson, bir söyleşisi esnasında, Che ve arkadaşları gömülürken orada yer alan Bolivyalı General Salinas’ın yıllar sonradan yaptığı bir açıklamayı duyurdu: Gömüler Vallegrande yakınlarında bir dağ köyündeki toplu mezarda bulunuyordu! Bu izah etme, 2 yıl sürecek bir araştırmayı başlattı.

5 Temmuz 1997: Che ve arkadaşlarından kalanlar bulundu. Çıkarılan kalıntılardan birinin, elleri olmayan bir iskelet olması, araştırmanın doğruluğunu destekliyordu.

17 Ekim 1997: Che ve arkadaşları, Fidel’in, Küba’lıların ve dünyanın her yerinden binlerce insanın katılımıyla, Küba’nın Santa Clara şehrindeki anıt mezara her yerde gömüldüler.

Che, yaşamı her tarafında, devrimcinin görevinin köklü değişiklik yapmak olduğunu savundu. Dünyanın sömürgeci güçlerine karşısında ayakta durabilen, onların yaptırımlarına boyun eğmeyen, egosuz, karşısındakini koşulsuz sevebilen, kendi yaşamını inandığı idealler uğruna verecek değin da “eli bol” olan yeni insan tipinin bir simgesiydi o. Devrim için, gerçekleştirdikleri devrimi bırakıp her yerde yola çıktı. İnsan için katlanılamaz olanı gördü, ona kadar davrandı.

“Che davranışı”, toplum değişiminin mücadeleden doğması gerektiğini öne çıkardı; devrimin elbette ahali desteğiyle olacağını ve olması gerektiğini kanıtladı.

“Che davranışı” ölümü göze alarak, başka topraklarda, tanımadığın millet için evrensel değerlerle savaşacak dek da ulu bir yiğitliğin olması gerektigini gösterdi.

Ha! Bu Vesileyle, Che’nin ölüm emrini veren, dönemin Bolivya Devlet Başkanı yazdıran kimse Rene Barrientos’a ne oldu derseniz, Che’nin ölümünden 1,5 yıl daha sonra, bir “helikopter kazasında” öldü. Aşina geldi degil mi!?

Hasta la Victoria Siempre, Patria o Muerte!

Kaynaklar:

1. The death of Che Guevara, Peter Kornbluh

2. Che’nin arkasından, Kıyı yayınları

3. The Resurrection of Che Guevara, Samuel Farber

Yorum yapın

Rakı Fiyatları Geçici Mail yks pdf indir antrenmanlarla matematik 1 pdf serway fizik 1 pdf ales çıkmış sorular pdf ilahi sözleri 1984 pdf türkçe pdf numara sorgulama minecraft premium satın al instagram takipçi satın al ilahi sözleri youtube mp3 çevir apk indir film izle resim yükle Selçuk Sport Apk İndir instagram takipçi satın al tiktok takipçi satın al