Bahçeli’den ‘sınır ötesi operasyonu’ mesajı: Türkiye terör konusunda savunmada değil taarruzdadır

Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları şu şekilde;

Hepinizi hürmet ve sevgilerimle selamlıyorum. Toplantımızı peşine düşüp takip eden aziz vatandaşlarımızı, muhterem kardeşlerimizi içten selamlıyor, şükranlarımı sunuyorum.

Cumhurla cumhuriyet istikbal hedefine tam bir kucaklaşma halinde kilitlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti fazıl bir yönetim sistemiyle rahat, rahat ve demokratik istikrar için geleceğe yürümektedir. Bundan Böyle Cumhuriyet’in 100. yıldönümü için geri sayım başlamıştır. Bu amaçla MHP bütün imkanlarını seferber ederek, Anadolu’yu karış karış dolaşmanın çabasındadır. Yeni bir siyasi çalışmayla sahadayız, insanlarımızla bir aradayız. Bu kapsamda, ülkemizin dört bir yanına vatandaşlarımızla bağlantı ve diyalog kurulmaya başlanmıştır. Halkımızla özlem gideriyoruz, kafalarda biriken soru işaretlerine cevaplar vermek istiyoruz. Kanaat önderlerine, esnaflarımıza, iş adamlarımıza, çiftçilerimize elimizi uzatıp gönlümüzü açıyoruz. Herkese ulaşacağız, etap basmadık yer bırakmayacağız. Camide cemevinde, dilde dilekte, duada, 2023’e değin hiç durmayacağız.

Seçimler konusunda milletimizle dertleşeceğiz. Bir diğer çalışmamız da bugünden itibaren şudur; Kökünden uzaklaşmış CHP’nin gerçek yüzünü her zeminde her yöremizde anlayacağız. CHP’nin maksimum oy aldığı 131 seçim bölgesinde HDP ile ittifakını, terörle mücadeleye karşısında gelişini bir bir milletimizle CHP’ye oy veren ulusal insanlarımızla paylaşacağız. CHP’nin neye dönüştüğünü, kimlere hizmet ettiğini izah edeceğiz. Bugünden itibaren yeni görevlendirmeleri yapıyorum. CHP’nin ağır kusurlu siyasetini açığa vurmak nedeniyle arkadaşlarımızı Anadolu’ya gönderiyorum.

Yerimizde sayamayız, erkenden yol almalıyız. Trakya’dan itibaren yaptığımız mücadele an be an Anadolu’nun her tarafını aydınlatacaktır. Vatandaşlarımızla konuşacağız, mutlaka anlaşacağız. Cumhur İttifakı olarak cumhuriyete sahip çıkacağız, geleceğimize sahip çıkacağız. Nerede bir vatan evladı varsa onunla kucaklaşacağız. Ülkülerimizi taşıyacağız, umutları dirilteceğiz, baştan olacağız, Allah’ın izniyle başaracağız, 2023’te bir Türk mucizesine imza atacağız.

2023’te lider ülke Türkiye hedefini gerçekleştirecek olan Türkiye sevdalılarıyız. Fitne bariyerleri dikseler de yıkıp geçeceğiz. Alayını ezip işimize bakacağız, oyalanacak vaktimiz yoktur. Nitekim bizi durdurmaya güçleri yetmeyecektir. Türk milleti yayından meydana çıkan ok gibi geleceğe koşmaktadır. Biz buna hazırız. Türk milletiyle bütünleşeceğiz.

Türkiye Cumhuriyeti’ni geleceğe taşımak, milletimizin huzur ve mutluluğunu tekrar tekrar en üst seviyede tutmak dikkatsizlik edemeyeceğimiz bir gayedir. Bu görev Türkiye’yi lider ülke konumuna taşıyacaktır. Bunu başarmanın yolu kronikleşmiş ayak bağlarından öncelikle kurtulmasıdır. Ecdadımızın duaları, şehitlerimizin ruhları, yetimlerin kalp yaraları, nesillerin gelecek ümitleri bizimledir, bizim yanımızdadır.

“GADDARLIK, BASKI, SÖMÜRÜ, HEGEMONYA MÜCADELELERİ AYNI ZAMANDA DOĞAYI DA ZEHİRLEMİŞTİR”

Yer kürenin en önemli sorunlarından birisi teknolojik sıçramadaki ivmenin ekonomiye yansımamasıdır. Uygarlık merdivenlerinden çıkıldıkça tam tersi istikamette insana hürmet, maalesef hızla iniş halindedir. Acimasizlik, zorlama, sömürü, hegemonya mücadeleleri aynı zamanda doğayı da zehirlemiştir. Çevre kirliliğinin, doğa katliamının bir numaralı failleri insan hakları konularından mangalda kül bırakmayan ülkelerden başka biri değildir. Bir yanda küresel sıcaklık artarken diğer yanda buzullar erimektedir. Nehir sularının azalmasına eşlik eden, içme suyundaki azalmalar daha da vahim bir noktaya gerilemektedir. Keza vatanımızı hem de gezegenimizi düşünmek, sorunlarını tasa etmek durumundayız. Çünkü bizim milliyetçiliğimiz çevre duyarlılığıyla benzeşen anlamlıdır. İnsanlık küresel ısınmanın ağır problemleriyle muhataptır. Dünyanın sıcaklığı sistematik bir şekilde büyüme halindedir. Küresel ısınmadan kaynaklı iklim değişikliği sonucunda milyarlarca insan salgın hastalıklarla karşısında karşıyadır. Böyle giderse 2025 yılından itibaren 3 milyardan pozitif insanın susuzluk yaşayacağı varsayım edilmektedir. Önümüzdeki yıllarda su kaynakları üzerinden küresel cepheleşme ve hatta çatışma ihtimali oldukça fazladır. Denizlerin yükselmesinden kıyı kesimleri ciddi şekilde etkilenecektir. 

Paris Anlaşması, iklim değişikliği konusunda milletlerarası bir anlaşmadır. Türkiye de bu anlaşmaya imza atmıştır. Geçtiğimiz ay onay süreci tamamlanarak yürürlüğe girmiştir. Paris İklim Anlaşması küresel sıcaklık artışını da yüzde 2’yle sınırlandırmayı amaçlamaktadır. Böyle bir tablo karşısında Roma’da 30-31 Ekim’de toplanan G-20 Zirvesi’nde iklim değişikliği masaya yatırılmıştır.

ERDOĞAN-BIDEN GÖRÜŞMESİ

Sayın Cumhurbaşkanımız Roma’da bereketli, faydalı temaslar kurmuştur. ABD Başkanı Biden ile 1 saat 10 dakikalık görüşmesi, bu görüşmede mutabık kalınması, NATO ve stratejik ortaklığa şive yapılması önemlidir. Bundan sonra kimin arkadaş canlısı kimin maskeli olduğu ortaya çıkacaktır. 2 ülke arasındaki diyalogların artırılması, sevsek de sevmesek de herkesin çıkarına uygundur. Türkiye duruşuyla anıtlaşan bir ülkedir. Bu olanak ve yetenekleri değerlendiremeyen ülkelerin sahip oldukları potansiyelleri yalnız başına bir amaç taşımayacaktır. Dünya çapında kurulan ilişkilerin gerçek güçle orantılı olacak şekilde hürmet ve işbirliği üzerine yapı edilmesi başlıca olmalıdır. Türkiye, uluslararası zirve toplantılarında şerefle ve şuurla temsil edilmekte, ulusal kararlılığımızdan en ufak imtiyaz verilmemektedir. MHP bu gelişmelerden memnun etme duymaktadır. Ülkemizdeki tanıdık olmayan hayranlarının içi kan ağlasa da her şey ortadadır. Zira güneşi balçıkla sıvamak us karı değildir. Türkiye’yi küçük görenlerin, bizden bir şey olmaz diyenlerin ya kanında bir bozukluk veya karakterinde bir bodurluk vardır. Roma’da başımız eğik olsaydı CHP mutlu olurdu.

Cumhurbaşkanımız ile Biden arasındaki görüşmeyi hazmedemeyenler karşımızdaki manzaranın hiç de iddia edildiği gibi olmadığını savunmuştur. Bunlar ABD’nin görüşüdür, şu anki yönetimin Türkiye’ye muhabbet beslemediği de açıktır. Türkiye insan haklarına onlardan fazla daha artı saygılıdır. Kavala bildirisi hazırlayan bu ülkenin sahip olmadığı değin bu ülkede hukuk hakimdir. Türkiye’nin ABD’nin terör örgütleriyle yakın ilişkisi hakkında üzüntü ve kaygılarını paylaşmasının ne hikmetse üzeri örtülmeye çalışılmaktadır. Biden’dan çok Biden’cı kesilenler, Türkiye’ye yuvalanmış Washington cephesidir, ortak çalışan ajanlarıdır. BM Zirvesi’nden sonra kaynatılan söylenti zamanı acilen zilletin başına kaynar su olarak dökülmüştür.

“TÜRKİYE TERÖRE KARŞI SAVUNMADA DEĞİL, TAARRUZDADIR”

Terörle rahat arasında 3. bir seçenek yoktur. Bunun diğer yolu ve yordamı kalmamıştır. Peş peşe aldığımız şehit haberleri hepimizi üzmektedir. Şayet biz bölücü terör örgütünün üzerine üzerine gitmezsek onlar alçak planlarıyla bize gelecekler. Türkiye teröre aleyhinde savunmada yok, taarruzdadır. Bu kanlı sayfa mutlak surette kapatılmalı, eşkıyanın fermanı yırtılıp atılmalıdır. Hudut ötesine asker göndermeyi başlıca bölge tezkere TBMM’de görüşülerek kabul edilmiştir. Irak’ta PKK ve DEAŞ terör örgütlerinin varlığını sürdürmesi, alan barışına ve ulusal bekamıza doğrudan korkutma saçmaktadır. Suriye’de yuvalanan öteki terör örgütlerinin ulusal güvenliğimize suikast ve eylemleri artarak devam etmektedir. 

CHP’NİN TEZKEREYE ‘HAYIR’ OYU VERMESİ

CHP, HDP ile el ele tutuşarak terörle mücadelenin devamına hayır demiştir. Irak ve Suriye tezkeresi CHP ve HDP’nin istediği gibi reddedilmiş olsaydı Türk askeri geri çekilecekti. CHP tarihin hatalı uygun durmakla kalmamış, Türkiye’nin karşı konuşlanmıştır. Sorarım sizlere; bu olup bitenler zillet değil midir? CHP, HDP ile birlikte tezkereye hayır PKK’ya evet demiştir. Şehitlere hayır gazilere hayır, teröristlere evet demiştir. Türk askerine hayır, Türkiye karşıtlarına evet demiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hayır, hıyanete ve husumete evet demiştir. Kılıçdaroğlu artık geri dönüş yolların hep kapanmıştır. Kılıçdaroğlu ‘tanıdık olmayan askerler bu tezkerede var, yabancı askerler buraya geliyor’ diyor. Hiç kimsenin topraklarımızı çiğnediği falan yoktur. Bu bahis kuyruklu yalandır.

Kılıçdaroğlu ‘Bu yabancı askerler kim?’ diye sormuş. Bu sorunun cevabını ilk olarak sen vermelisin. Zira benzer mahiyetteki tezkerelere geçmişte evet diyen bir şahsiyettir. 

Yorum yapın

Rakı Fiyatları Geçici Mail yks pdf indir antrenmanlarla matematik 1 pdf serway fizik 1 pdf ales çıkmış sorular pdf ilahi sözleri 1984 pdf türkçe pdf numara sorgulama minecraft premium satın al instagram takipçi satın al ilahi sözleri youtube mp3 çevir apk indir film izle resim yükle Selçuk Sport Apk İndir instagram takipçi satın al tiktok takipçi satın al